Aylak Adam – Yusuf Atılgan

İlginç

Koyup tesbîh-i mercânı seni kim dinler ey vâ’iz

Mufassal kıssa başlarsın garîb efsâne söylersin.

Diye başlıyor Aylakların Şahı Yusuf Atılgan. Bâkî’nin bu beyitiyle başlaması dimağımıza şu lezzetli
açıklamayı katıyor:

Ey vaiz! Sevgilinin insanı yokluğa ulaştıracak olan dudağını anmayı bırakıp da seni kim dinler? Her şeyi
ayrıntılı bir şekilde anlatmaya başlarsın, garip efsaneler söylersin ama boşuna.

Boşuna tabiki yaşamın bizi esir ettiği paradokslarla dolu bu evrende, aylaklığımız Bay C. Sayesinde bir
kat daha harmanlanıyor. Kitabı okurken toplumun tekdüze düşüncelerinden sıyrılıp aylak bir düşünce
süzgecinden daha geçiyorsunuz. Yazarın ‘’eli paketliler’’ diye ironili bir benzetmesinde hayatın
betimlemesinin zuhur ettiğini görüyorsunuz.

Bir çocuğun gözünde baba figürünün nasıl harap olduğuna tanık olup , bu yıkılıştan ortaya çıkan
portrenin dalaletine şahit oluyorsunuz. Bu portrenin daha sonra romanın pitoreksi olduğunu
görüyorsunuz.

İsminin aidiyetinden kendini muhafaza eden bir şahsın yer yer aşklarına dahi isim vermekten hicap
ettiğini şaşkınlıkla okuyorsunuz.

Romanı okurken kruvaze takım elbiseyle, taştan İstanbul sokaklarını gezip lokanta ve
meyhanelerde dolaşıp belki ‘’Federico Fellini’’ filmi izlemek için sinemaya bile gidebilirsiniz.

Belki okumuşsunuzdur bilemem ama bana Charles Bukowski : Factotum (Her şeyi yapan, Kahya,
1975) romanını yazarken bizim çocuktan kopya çekmiş gibi göründü. Karşılaştırmalı edebiyat yapmayı
siz kadirşinas okuyucularımıza bırakıyor bir dahaki kitap değerlendirmemize kadar yüreğinizin kitapla
dolmasını arzu ediyorum. İyi Aylaklanmalar!

KÜNYE

Kitabın Adı: Aylak Adam
Yayınevi: Can Yayınevi
Sayfa Sayısı: 192
Basım: 1.Baskı
İnceleme: Ahmet Demirkol

Rate article
Add a comment