Baristanızın Kahve Hakkında Bildiğinizi Umduğu 8 Şey

İlginç

Bazı Baristalar biraz kendini beğenmiş ve iddialı görünebilir ama günün sonunda bunun sebebi yaptıkları işe tutku ile bağlı olmaları ve çoğu zaman hak ettikleri saygıyı görmemeleridir. Ayrıca sundukları içeceklerin de kendileri gibi gerekli saygıyı gördüklerini de tam olarak söyleyemeyiz!

Bunu aklımızın bir köşesinde tutarak, Baristanızın kahve hakkında bilmenizi arzu ettiği 8 şeyden bahsetmek istedik.

Eğer ahududu “shot”lı bir “triple macchiato” sipariş ettiyseniz ve ekstra köpük istediyseniz, Baristanız büyük ihtimal ile sizden ürkmez… Fakat içinden çığlıklar atabilir! Fazla özenmeden de olsa içeceğinizi size sunar. Çünkü sonunda Baristalar hizmet sektöründe faaliyet göstermektedir ve akıllarından size söylemedikleri birçok şey geçmektedir. Bunu çaktırmadıkları halde!

1. Siyah kahvenizin süte ihtiyacı yoktur!

Süt hakkınıda önemli bir gerçek: Eğer orta kaltede bir kahve içiyorsak süt, kahvemizi içmemize büyük bir yardımcıdır. Ama eğer yüksek kalitede bir kahve içiyorsanız durum nedir? Kahve bardağınızın içindeki tüm kahve nüanslarını örtüyorsunuz demektir ki Baristanız bu yüzden “pour over” kahvenize süt eklemenizi istemez! Bütün gün masanızda duracak bir kahve yapmak istiyorsanız, büyük bir ihtimal ile süt isteyeceksiniz! Ama üstün özellikli bir kahve sevgi ve önem ile yapılır. O iyi kahvelerin tüm kahve tadı profillerini net olarak alabileceğiniz şekilde sütsüz içmeyi deneyin. Harikulade koyu kahve aroması süt ekleyerek ortaya çıkmaz!

2. “Grande” aslında bir kahve terminolojisi değildir!

Bu sadece o devasal kahve zinciri Starbucks kahve dükkanlarında kullanılan bir terimdir. Ama onlar kahve dünyasının sahipleri veya diktatörleri değildir. Sadece çok başarılı markalarından biridir. Bu bir sayfayı fotokopi çekmek için, bu sayfayı “kopyalayacağım” demek yerine “Xerox’layacağım” demeye benzer!

3. Köpüklü süt sütün tadını daha çok tatlı yapar!

Sütün derecesi yükseldikçe içindeki laktoz daha çok çözünebilir hale gelir. Ve çözündükçe, tatlılığı daha da belirgin bir hal alır. Sıcak süte oluşmuş çucukluk aşkınız bu sebeptendir. Aslında süt ısındıkça tatlılaşmaz ama tatlılık algısı artar. Dolayısı ile bir Barista size güzel ve köoüklü bir Espresso içeceği hazırlarken, siz biraz süt bile ekleseniz, tadı siyah kahveye göre biraz daha fazla tatlılaşacaktır.

Bu Cappuccino’nuza 5 kaşık şeker eklememeniz anlamına gelir. Olduğu gibi içmeyi deneyin! Kim bilir, bu belki de şeker alışkanlığınızdan yavaş yavaş vazgeçmenize de yardım edebilir.

4. Sizin için kahveyi öğütürler ama gerçekten sizin bütün halde kave çekirdeklerini satın almanızı isterler!

Gidin o kahve öğütücüsünü alın. Ve şimdi hemen alın!

5. O duble, triple fındıklı, çırpılmış, yarı köpük, frappe, mocha’lı veya her ne sipariş veriyorsanız bunların hepsi sadece orta yolu bulma içindir!

Hatta siz ona sadece “kahve” diyebilirsiniz.

6. Etiketlere takılmamalısınız!

Size sunulan kahvenin organik ve adil ticaret (fair trade) ürünü olmaması ile çok mu ilgileniyorsunuz? Özellikli kahve endüstrisinde bu konular ile ilgilibirçok tartışma mevcuttur. Çoğu zaman küçük ölçekli çiftçiler ürettikleri kahveler organik özellikler taşısa bile organik etiketleri parasal yetersizlikten satın alamazlar. Bu Tchibo gibi büyük bir market zincirinden üzerinde organik etiket bulunan kahveleri alıp, tamamen organik tarım yaptığı halde kahvelerinin üstünde organik etiketi bulunmayan çiftçiden kahve almamaya benzer!

Bu yüzden organik sertifikalı kahve servis edilme konusunda ısrarcı iseniz bu can sıkıcı bir durum oluşturur! Yargılamadan önce, Baristanızın size sunduğu kahve ile ilgili nereden geldiği ve kimin ürettiği hakkında bilgi vermesine izin verin.

7. Kahveyi size sunabilmek adına; yetiştirmeye, hasat etmeye ve üretmeye ne kadar zaman harcanıyor?

Kahve basit bir tedarik zincirine sahip değildir. O bakımdan ona günlük sıradan bir ürün yerine lüks bir ürün olarak muamele etmeniz gerekir. İyi şeyler bu yüzden size hep pahalıya patlar. Bu içeceğe ve üretim aşamasına saygı duyun!

8. Güzel kahve yapmak zaman alır!

Kahveyi yavaş yenen yemeğe karşı hızlı yenen fast-food gibi düşünün! Bir Baristadan size kahve yapmasını istediğinizde bu kahveyi en hızlı şekidle mi yapmasını istersiniz? İşiniz çok çok acil değilse “Hayır!”. Onların zaman ayırıp en güzel kahve içeceğini ortaya çıkarmasını arzu edersiniz. Aksi takdirde, gidip kahvenizi aldığınız o kahve dükkanlarının birinden hızlı bir kahve makinası alıp bir düğmeye basardınız!

Fakat unutmayın ki herşeye rağmen Baristalar herşeyi bilmez!

Editör: Hüseyin Çetinbudaklar
Rate article
Add a comment