Godot’yu Beklerken Kitap İncelemesi

İlginç

Şimdiye kadar yaşamış bütün insanların bütün hatıralarına sahip olsaydınız
yani onların yaşadığı her şeyi her duyguyu hatırlıyor olsaydınız nasıl olurdu?
Yani yüz milyar tane hayat yaşamış olsaydınız. Yine de 100 milyar birinci
hayatı yaşamak ister miydiniz? Öncekinden farklı ne görmeyi bekliyorsunuz ki!

Godot’yu Beklerken, çaresiz bir umudun anlatımıdır. Sonu belli olmayan bir
bekleyiştir. Bu bekleyiş belki de insanlığın çözemediği için çıldırdığı en
temel probleminin cevabının bekleyişidir; “Ben neden varım?” veya “Gerçekten
var mıyım?”.

Samuel Beckett, varoluşçuluğun en temel problemlerini diğer düşünürlerden
çok daha farklı bir yolla çözmeye çalışmaktadır. Beckett, sanatı metodik bir düşünme yöntemi olarak kullanmıştır. Bütün
eserleri aynı konuyu incelemektedir. Beckett, yarattığı karakterlerin insana ve
topluma dair özellliklerini bir bir ellerinden almaktadır. Örneğin ilk tiyatro
eseri Godot’yu Beklerken’de karakterler yürüyebilen konuşan varlıklarken diğer
eserlerindeki karakterleri engelli ve  kör yaparak veya oyun boyunca fıçıların içine
koyarak, karakterlerin toplumsal edinimlerini ve duygusal özelliklerini silerek
saflaştırmaya çalışmaktadır. Burada amaç insana dair her şeyi elinden alarak
saf bilince ve varlığa ulaşmaya çalışmaktır.

Beckett’in, dili en yalın -süslemelerden
bütünüyle arındırılmış- biçimiyle kullanabilmek amacıyla, anadili olan
İngilizce’yi kullanarak değil, Fransızca olarak yazdığı Godot’yu Beklerken
‘uyumsuzluk’ tiyatrosunun temel yapıtlarından sayılır. İlk kez 1953 yılında
sahnelenen yapıt, izleyenlerin yarısı tarafından, tiyatronun yasallaşmış
özelliklerini hiçe saydığı için ağır biçimde eleştirilmiş, öteki yarısı
tarafından da aynı nedenle göğe çıkarılmıştır.

Oyun 4 karakterin çevresinde dönmektedir. Başta
unutkan ve deli olarak görünen bu karakterler aslında bütün insanlığı temsil
etmektedir sahnede. Bizden 500 yıl önce yaşamış insanların hayatlarını
unutmamız kadar normaldir onların bir gün önce yaşadıkları olayları unutmaları.
Çünkü oyundaki her gün bir insan ömrünü anlatmaktadır. Karakterler fark ederek
veya etmeyerek Godot’un gelmesini beklemektedirler. Onları hayata bağlayan da
bu bekleyiş ve çaresiz umuttur.

“Daima bir şey buluruz, değil mi Didi, bize varolduğumuz izlenimini verecek?”

Godot’yu Beklerken, hakkında birçok makale
ve tezler yazılan, okumadan önce ve sonra detaylı araştırmalar gerektiren bir
kitap. Ama kesinlikle bu uğraşlarınıza değecektir.

İyi okumalar.

KÜNYE
Kitabın Orijinal Adı: En attendant Godot
Yayınevi: KABALCI YAYINCILIK
Basım: 3.Baskı
Sayfa: 124
Çeviri: Uğur Ün – Tarık Günersel
İnceleme: Ozan Şen

Rate article
Add a comment