Zihinsel gücün ve zihinsel gelişimi

Zihinsel Gelişim İlginç

Bilgi nedir? Kadim zamanlardan kalma bu en büyük güç unsuru neyi ifade eder? Zihinsel gücün ve zihinsel gelişimin kilometre taşı olan bu muazzam güç kaynağının tanımı ile başlayalım.

Herkes tarafından bilinen en yaygın tanıma göre bilgi;  subje ile obje arasındaki ilişkiden doğan her türlü üründür.

Genel itibariyle bilgi, felsefe ile alakalı bir kavramdır.Tanımdan da anlaşılacağı üzere özne ve subje arasında algı,görgü ve diğer çeşitli duyu organları aracılığıyla bir alışveriş ve sonunda ortaya çıkan ürün sözkonusudur.

Bilgi kavramıyla alakalı çok sık karşılaşılan bir kavram da bilgelik kavramıdır.Bilgelik; bilgi edinme, idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesidir. Aynı zamanda akıl ya da sağgörü; bilgi, deneyim, anlayış, sağduyu ve içgörü kullanarak düşünme ve hareket etme yeteneği olarak da tanımlanır.

Bilgelik tanımında geçen birkaç kavrama dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu kavramlar akıl,sağduyu ve bilinçtir.

Bilinç kelimesinin  etimolojik kökeni bilgiden ya da bilmekten gelir.Kısaca açıklamak gerekirse insanın farkında olma,farkındalık, algı durumunu açıklayan bir kavramdır.

Bilinç ile neredeyse  çok benzeyen,zihinsel gücün neredeyse omurgasını oluşturan bir diğer kavram da sağduyudur. Sağduyu, insanın kişisel günlük yaşantısından edindiği görüş, duyuş, davranış ve düşünüş biçimlerininin tümüdür. Yani sağduyu daha kısa bir ifade ile düşünme veya algılama biçimimizdir. Günlük hayatınızda insanların, zor durumlar söz konusu olduğunda ya da ciddi bir sorunla karşılaştığınız zaman size ‘Bakış açını değiştirmelisin’ demesi aslında tam olarak sağduyu ile alakalı bir mesajdır.

Bahsetmeden geçemeyeceğim bir diğer kavram da akıldır. Akıl, bir kavramı ya da bilgiyi algılayabilme becerisidir. Zeka da aklımızı yani dikkat,algı ya da hafıza gibi zihinsel yeteneklerimizi kullanabilme becerisidir.

Zihinsel gücün ve zihinsel gelişimi

Ünlü İngiliz filozof,devlet adamı,yazar Francis Bacon (1561 -1626) Bilgiyi, hayatta kazanabilecek en büyük güç olarak tanımlamıştır. Gerçekten de öyle değil midir? Özellikle içinde yaşadığımız zaman diliminde ve ortamda…

Ünlü filozofun akıl ile ilgili bir sözü de şöyledir:”Akıllı adam bulduğundan daha fazla fırsat yaratan adamdır.” İşte zihinsel gücün ve zihinsel gelişimin bir numarası ile başlıyoruz:AKIL!

Yıllar boyunca, zihinsel güç ile alakalı  kişisel merakım sayesinde  okuduğum kaynaklarda sıklıkla yukarıda dikkat çekmek istediğim kavramlara verildiğini gördüm.Bu kavramların ve dolayısıyla zihinsel gücün adeta  düşmanı olan bir dizi kavramdan da bahsetmek istiyorum.

Bu kavramlardan ilki KORKUdur.Nedir korku? Aklımızı,zihnimizi tümüyle güçten alıkoyan, negatif düşüncelerin ve de duygularrın kaynağı olan bu his tam olarak neyi ifade eder? Korku, hayatta en büyük güçten yani bilgiden mahrum olmaktır.

Emerson’un;”Korkularımın kaynağı bilgisizliktir,cehalettir sözü bunun en açık kanıtı olsa gerek.”Korkularımızın bilinçaltımızda çok derin boyutta oluştuğunu söylemek bilimsel araştırmalar ışığında mümkündür. Bir diğer ifadeyle de korku ihmal ve tedbirsizliklerimizden doğar aslına bakarsanız.

Günümüzde de söylene gelen ‘akl-ı selim davranmak’ deyimi, hepinizin bildiği üzere tedbirli olmak,hareket etmek,düşünmek gerektiğini ifade eden en açık deyişdir.

Buradan şu sonucu çıkarmak mümkündür: Bilgi,akıl ve sağduyu zihinsel gücümüzü oluşturan ana unsurladır. Buna karşılık başta korku olmak üzere tüm olumsuz düşünce ve duygular, zihinsel kapasitemizi giderek azaltarak bizi zihinsel güçten dolayısıyla zihinsel gelişimimizden alıkoyan zarar verici unsurlardır. İşte tüm olay bu iki zıt grup arasındaki mücadeleyle alakalıdır.

Endişe sizi akıl ve ruh bakımından parça parça eder.

Dale Carnegie

Akıl mantık ve sağduyu şunu emreder:OLUMSUZ DÜŞÜNCELERE EYLEM DEĞERİ VERME! ZARARI KES! OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİ CİDDİYE ALMA VE UMURSAMA!

Bu sloganın nedeni, tüm negatif duyguların korku kaynaklı olmasıdır.Beynimizin ön bölgesinde bulunan  Amigdala, ‘savaş ya da kaç’ sloganını korku anında devreye sokar. İşte bu esnada, olumsuz düşüncelerin aklımıza girmesine engel olmamız gerekir. Özellikle stres duygularınızı hep negatif olana programlayarak endişe,öfke,depresyon hissetmene yol açar.Depresyon stres el ele gider demek son derece mümkündür.

Zihinsel gücün ve zihinsel gelişimi

Moral bozukluğu,stres,öfke kaynaklı olumsuz  düşünceler ve duygulanım hali mantığınızı,aklınızı,bilgeliğinizi,sağduyumuzu fazlasıyla kısıtlar.Burada önemli bir ayrıntıyı da vurgulamak isterim: Sadece akıl,mantık ve sağduyu sayesinde olumsuz düşüncelere yol açan insanları veya olayları kontrol altına alabilir ve bunlarla baş edebiliriz.

Dolayısyla tüm bunlardan yola çıkarak bir erkeğin hayatında edinmesi gereken en büyük güç zihinsel güç olmalıdır. Bu gücü elde ettikten sonra finansal gücü ele geçirmek işten bile değildir. Bu da ancak sağlam bir irade ve disiplin ile mümkündür. Tabi erkeğin fiziksel gücü de bu konuda çok önemlidir.

Öfke aptallıktır ve zayıflık işaretidir.

Marcus Aurelius

Zihinsel gücü sağlayan bir diğer önemli unsur da hiç şüphesiz bireyin sosyal zekası yani empati yapma becerisidir. Korkularımızın tetiklediği olumsuz düşünceler depresyon durumuyla  benliğimizde zamanla derin yaralar açabilir.

Bu derin yaralar kendimizden çoğu kez istemeden de olsa utanç duymamıza neden olabilmektedir. Dolayısıyla özsaygı ve özgüven sorunu yaşamamız çok olası bir belirtidir.

İşte tam da bu karamsar noktada eğer zihinsel olarak kendimizi yeteri kadar geliştirmişsek ve yeterli zihinsel güce sahipsek kendimize karşı daha alçakgönüllü,tolerans gösteren ve hoşgorü sahibi biri oluruz. Yani kendimize karşı empati yapmakta başarılı oluruz da diyebiliriz. Eğer bu eylemi, olumsuz düşüncelerimizi kontrol edip gerçekleştirebilirsek özsaygı ve özgüven seviyemiz ciddi düzeyde artış kaydedecektir.

Bu bağlamda utancın panzehiri empati ve özsaygı diyebilmek mümkündür. Kendimize karşı gösterdiğimiz bu olgun bilge tavrı diğer insanlara ve kadınlara gösterebilmeliyiz. Örneğin, kadınların bir sorunu olduğunda sadece onu dinlemeli ve empati yapmalıyız.

Sosyal hayatımızda da her zaman egomuzu ve duygularımızı kontrol ederek tavır sergilemeli ve konuşmalıyız. Bu sayede insanlar arasında özgüveni yüksek biri olarak öne çıkma imkanını bulabiliriz.En önemlisi zihinsel gücümüzü bütünüyle en üst seviye çıkarır ve üstün bir birey haline geliriz.

Görmezden gelin, ses etmeyin, cevap vermeyin… Sessizlik herkesi mahveder.

Charles Darwin

Rate article
Add a comment